29 Aralık 2009 Salı

kremalı mantarlı biftek

Bifteği genelde sade ya da domates soslu yapardım. İlk kez böyle yapmayı denedim. Sonuç mükemmel oldu.. Yanında kekik, kırmızı pul biber ve susam ile fırınlanmış patateslerle servis yaptım...
Geçenlerde eşim dayısına bu blog işinde kendisine yeme kısmının düştüğünü ve bundan da çok keyif aldığını söylüyordu. Tabii gördüğünüz tabaklar resmi çekildikten hemen sonra, lezzet testi için eşimin önüne konuluyor:)

Malzemeler:


  • 6 parça dana biftek
  • 1/2 kg mantar
  • 200 ml krema
  • mısırözü yağı
  • üstüne az kaşar
  • tuz, kekik, pul biber, karabiber

Yapılışı:

  • Biftekleri önce, az miktarda mısırözü yağı koyduğum teflon tavada önlü arkalı kızarttım.
  • Ardından üzerine kapak kapatıp, suyunu salıp çekinceye kadar pişirdim.
  • Suyunu çektikten sonra 1 su bardağı kadar kaynar su ilave ettim. Ocağın altını biraz kısıp, mümkün olduğunca kapağı açmadan 1 saat kadar pişirdim. Arada etin pişip pişmediğini kontrol ettim, daha sert olduğundan biraz daha sıcak su ilave ederek pişirmeye devam ettim.
  • Etler pişerken diğer tarafta mantarları soğan ve sıvıyağ ile soteledim. İçine tuz, pul biber ve kremanın yarısını ilave edip 5 dakika sonra ocağın altını kapattım.
  • Biftekleri piştikten sonra, fırın tepsisine aldım. Üzerlerine sotelenmiş kremalı mantarı paylaştırdım.
  • En üste az miktarda kaşar rendesi koydum.
  • Tepsiye yarım çaybardağı kadar sıcak su ilave ettim. Kalan kremayı üzerine gezdirdim.
  • 20 dakika 180 C de pişirdim. Üstü kızarınca çıkardım.
  • Aslında fırın sıcaklıkları ve sürelerini siz fırınınıza göre daha doğru ayarlayabilirsiniz. Ben üstü hemen kızarmadan, etler suyla bir miktar daha pişecek şekilde ayarlıyorum.
  • Susamlı patatesler ; Elma dilimi şeklinde kestiğim patatesleri fırın torbasına koyarak, biraz sıvıyağ, tuz, kekik, pul biber ve susam ilave ettim. Biftekler pişerken alt rafa koyup, aynı anda pişmesini sağladım.

JULIE & JULIA
Bir süre önce Meryl Streep ve Amy Adams'ın başrollerini oynadığı Julie&Julia adlı filmi seyrettim. Filmi Sevgili Burçe önerdi. Julie ve Julia yemek yapmayı seven, farklı zaman diliminde yaşamış olan iki kadın. Yaşanmış hayat hikayeleri onların ki.. Tutku ve cesaret ile herşeyin başarılabildiğini gösteriyor.
1940 lı yıllarda eşinin işi dolayısıyla Fransa'ya taşınan Julia'nın hikayesi Cordon Blue'da aldığı yemek dersleriyle başlayıp, bir yemek kitabı çıkarmaya kadar uzanıyor. Julie ise 2000'li yıllarda yaşayan, rutin işinden sıkılan ve bir gün bir yemek bloğu açmaya karar veren bir blogger :) İşte Burçe'nin bana özellikle tavsiye etmesinin ve benim de merakla izlememim nedeni:) Keyifle izlenebilecek bir fim. Hele ki bir blog sahibiyseniz..
Filmin bir yerinde Julia Child etleri pişirmeden önce, kuruluyordu. Bu şekilde daha iyi piştiklerini söyledi. Ben de bifteğimi pişiriken bu yöntemi uyguladım:)

24 Aralık 2009 Perşembe

incirli kek

Bizim ufaklığın doğum günü için yaptığım kek...
O gece o kadar çeşit yemekten ve şirin olduğu kadar çok da lezzetli olan doğum günü pastasından sonra, incirli keke pek yanaşan olmadı. Doğum günü çocuğumuzun dışında...
Ali Kaancım çok severek yedi halasının kekini...
Ailemin diğer üyeleri ancak ertesi sabah farkettiler bu güzel keki. Daha kahvaltıda, kek bitmişti...

İncirli keki en çok incirin çekirdeklerinden dolayı seviyorum. Çıtır çıtır ağzıma gelmesinden mutlu oluyorum:) Tabii kekdeki tarçın ve ceviz olmazsa olmazlarım...
Malzemeler:
  • 10 adet kuru incir
  • 2 yk margarin
  • 1 sb süt
  • 3 yumurta
  • 1 sb şeker
  • 9 yk un
  • 1 sb ceviz
  • 1 pk kabartma tozu
  • 1 çk tarçın
Yapılışı:
  • Önce incirleri küçük küçük doğradım.
  • Margarini eriterek, incirleri biraz kavurdum.
  • Sütü ilave edip, 2 taşım kaynattım.
  • Başka bir kapta yumurta ve şekeri çırptım.
  • İncirleri, un, ceviz, tarçın ve kabartma tozunu ilave ettim.
  • Yağladığım kalıba döktüm.
  • 170-180 C de pişirdim.
  • Yoğun bir kek olduğundan, iyi pişmesi gerekiyor. Üstünü birden kızartmadan yavaş pişirin. Kürdana yapışmadığında fırını kapatın.

22 Aralık 2009 Salı

ufaklığın doğum günü



UÇ UÇ UĞUR BÖCEĞİM....
Bizim ufaklık 1 yaşında...yeğenim:)
'Doğanlar büyümekte' der annem. Bir yıl önce kucağımıza aldığımız Ali Kaan'ımız, şimdi 3-4 adım atarak yürüyor. Düşe kalka büyümeye çalışıyor. Umarım önünde çok güzel, uzun bir yol olur....

Geçtiğimiz cumartesi akşamı kutladık bu güzel günü. Bebeğimizin annesi Sevgili Şirvancım çok güzel bir sofra hazırlamıştı. Ama biz gitmekte geç kalınca ve herkesi uzun süre aç bırakınca, 'Durun masa bozulmadan bir fotoğraf çekeyim ' diyemedim. Hatta açlıktan aklıma bile gelmedi:)

Menüde neler vardı:

-Tavuklu Un Çorbası (tarifi öğrenilip daha sonra yayınlanacak)
-Fırında Et Yemeği
-Fırında Kaşarlı Patates (tarifi öğrenildi, en kısa zamanda yapılacak)
-Brokoli Salatası
-Havuçlu Karnabahar Salatası (Sunum incelendi, en kısa sürede uygulanacak)
-Marul Salatası
-Fava
-Yoğurtlu Patates Ezme
-Kırmızı ve Yeşil Biber Dolması
-Pirinç Pilavı
-Kıymalı Börek
-İncirli Kek (Halası bir tek bunu yapabildi. Yakında yayınlanacak)
-Doğumgünü Pastası (Halası bir de Özsüt'ten bu pastayı aldı.)

Yani anne ve babaanne çok çalışmış...
Biz de yedik.. Yemekten fotoğraf çekmeye fırsat kalmadı:)
Bunlar da kıyıdan köşeden çektiğim salatalar...
Cevizli Yoğutlu Havuç

Fava

Yoğurtlu Patates

Karnabahar Salatası



Ali Kaan'ım hayatın bu sofra kadar renkli, bereketli ve sevgiyle geçsin...


14 Aralık 2009 Pazartesi

kömbe kurabiyesi



Yine zaman uçup gidiyor..
Ben arkasından koşturuyorum soluk soluğa..
Biraz kendim de aranıyorum galiba. Herşeye yetişmeye çalışıyorum...
Bırak herşey olduğu kadar di mi? Hayır rahat etmiyor içim. Yokuş yukarı tırmanıyorum sanki.. Abartıyor muyum, mecbur muyum, kendi tercihim mi bilmiyorum. Kafam karışık...
Okumaya da tekrar başladım:) Bu yıl 4.sınıftayım. Ödevler, sınavlar, sunumlar, projeler, performans ödevleri...
Gerçekten zormuş bu 4. sınıf. Halbuki daha önce okuduğumda böyle hatırlamıyorum. Daha mı keyifliydi ya da daha mı kolay.. Yoksa unuttum mu?!
Başka konularda var bu kez müfredatta.. Sorumluluk vermek, sosyalleştirmek, hayata hazırlamak...
Annecim, babacım siz kaç kez okudunuz 4.sınıfı?
İlkinde ortaokulu bile tamamlamamışken, sonra nasıl oldu da üniversiteyi bitirdiniz?...
Niyetim Kömbe Kurabiyesi'nin tarifini vermekti sadece. Kurabiyeyi yaptım da, yayınlayamadım bir türlü diyecektim. Ama dökülüverdi kelimeler....
Uzun zamandır defterimde duran, ama bir türlü deneyemediğim bir tarifti bu. İçindeki malzemeler, lezzetli bir kurabiye olacağının işaretiydi zaten.
Sevgili Mine'nin de dediği gibi, mutfak güzel bir terapi yeri.. Yoğun bir haftanın ardından daldım mutfağa. Sonunda da mis gibi tarçın ve karanfil koktu evim...
Malzemeler:
  • 1 pk margarin
  • 1 çb sıvıyağ
  • 2.5 çb şeker
  • 4 sb un
  • 1/2 sb ince ceviz
  • 4 yk hindistan cevizi
  • 2 yk susam
  • 2 çk tarçın
  • 1 çk dövülmüş karanfil
  • 2 çk mahlep
  • 2 pk vanilya
  • 1 pk kabartma tozu
Yapılışı:
Nasıl yapmanız gerektiğini bilirsiniz siz. İçinizden geldiği gibi karıştırın malzemeleri. Yoğurun yavaş yavaş.. İstediğiniz gibi şekil verin. Sonunda cevizin, susamın, tarçının ve karanfilin tadını ayrı ayrı aldığınız, ağızda dağılan nefis bir kurabiye çıkacak ortaya.. :)
Evinizden en sevdiğiniz kokular eksik olmasın...

8 Aralık 2009 Salı

tavuk göğsü


Bir tavuk göğsü tarifi daha..
Yine yalancı, ama bu kez kasede..
Birçok arkadaşım çok sever benim bu tatlımı. Özellikle Sevgili Meltem bayılır...
Ununu ayarlayabilir ve pişirdikten sonra uzun süre çırparsanız tam kıvamında olur. Hafif titrek kıvamlı :) ve nefis bir lezzet..

Bu tarifi Akhisar'da komşumuz olan Nurşahvar Abla'dan almıştım yıllar evvel. Uzun süre kasede yaptım, daha sonra içine irmik ilavesiyle tepside yapmaya başladım. Her haliyle çok hafif bir sütlü tatlı...

Malzemeler:
  • 1 lt süt
  • 3 küçük fincan şeker (fincanları biraz eksik dolduruyorum)
  • 1 küçük fincan un (yine daha az)
  • 1 küçük fincan mısır nişastası
  • 1 pk vanilya
  • üzerine tarçın
Yapılışı:
  • Tarçın hariç tüm malzemeleri karıştırarak pişirin.
  • Fokurdamaya başlayınca 5 dakika kadar daha ocağın üzerinde karıştırın.
  • Ardından el blenderi ile 3-4 dakika köpük köpük oluncaya kadar çırpın.
  • Kaselere boşaltıp soğumaya bırakın, daha sonra buzdolabına kaldırın.
  • Servis etmeden önce üzerine tarçın ilave edin.
Tarçın bu tada çok yakışıyor..

2 Aralık 2009 Çarşamba

kalbura bastı

Bu bayramın tatlısı Kalbura Bastı idi...
Ramazan Bayramında her evde baklava ikram edilirken, Kurban Bayramında kalbura bastı revaştaydı. Yeterince telaşlı bir bayram olduğundan mıdır nedir, daha basit bir tatlı seçilmiş. Ama bir o kadar da lezzetli...
Şuruplu tatlılarla arası çok iyi olmayan ben bile, bu tatlıyı severek yedim. Yediklerim çok başarılıydı:)
Kalbura bastının içinde mutlaka ceviz olmalı. Sonra bu tatlı yumuşak değil, kütür kütür olmalı. Yerken ağızda dağılmalı. Bayramda yediğim her iki annemin tatlısı da bu kriterlere uyuyordu:)

İşte tarif;

Malzemeler:
  • 2 sb çiçekyağı
  • 1 sb süt
  • 1 pk kabartma tozu
  • 1 yk toz şeker
  • alabildiğince un (çok yumuşak olmayacak )
  • İçine koymak için; ceviz
  • Şurup için; 4 sb şeker ve 3 sb su

Yapılışı:

  • Yağ, süt, un, şeker ve kabartma tozu karıştırılarak yoğrulur.
  • Küçük parçalara ayrılarak yuvaralanır ve düzleştirilir.
  • Ortasına ceviz konularak kapatılır ve üste kalan kısmı tatlıya adını veren kalbura bastırılarak şekil verilir. (Kalbur yoksa rendenin iri tarafı da olabilir.)
  • 180 C fırında pişirilir.
  • Soğuyunca diğer tarafta hazırlanan şurup ılık halde tatlının üzerine dökülür.

Ayhan Anneme geçen bayramdan şambali sözüm vardı. O yüzden arife gününden şambaliyi yapıp, akşamına anneme götürdüm. Her yiyenden güzel tepkiler geldi. Tarif soranlara da Vakit Buldukça'nın adresini verdim :))

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Bu gadget'ta bir hata oluştu