30 Mart 2010 Salı

tavada sazan balığı

-Epeydir yoksun. Umarım bir problem yoktur.
-Hadi artık vakit bul..
Takip edilmek, seni tanımayan insanların senin için endişelenmeleri ve seni merak etmeleri...
İlginize teşekkür ederim. Mutlu oldum.. 
Çok yoğun 2 hafta geçirdim. Denetim dolayısıyla işyerindeki yoğunluk, geç vakte kadar uzayan çalışma saatlerine oğlumun sınavları ve hafta sonu yaptığımız aile ziyaretleri de eklenince, bugüne geldik..
Sağlıkla...

Çocukluğumun balığı..
Hafta içi yaşanan yoğun tempodan sonra, Akhisar'da aldık soluğu..
Annem hemen ' hep beraber yenilecek ' kategorisinden sazan balığını çıkardı dondurucudan :)
Köklerimin yarısının uzandığı Gölmarmara'dan geldi bu balıklar. Marmara Gölü'nde yetişen iri, kemikli, tatlı su balığı.
Çocukluğumda dayımın 70-80 cm boyundaki kocaman sazanı alıp parçalattığını, 2-3 eve paylaştırdığını hatırlıyorum. O kadar büyük yani.. Annem de hemen akşamına balıkları hazırlar, unlayıp kızartırdı. Yine öyle oldu..
İzmir'de göremiyorum sazan balığını..Alışkın değildir İzmirli tatlı su balığına..
O, Foça'da deniz kenarında, çipura, levrek, dil balığını yer keyifle.. yanında da kalamarı ve rakısı...
Ama birgün yolunuz Gölmarmara'ya düşerse, Akpınar'a gidin mutlaka. Ağaçların altında, akan suyun kenarında afiyetle yiyin sazan balığınızı..
Kimbilir.. Kavun Karpuz Festivali'ne denk gelirsiniz belki..



Bu kez fonda çalan parça.... Elton John - Sorry Seems To Be The Hardest Word   Müthiş yorum..

15 Mart 2010 Pazartesi

kahvaltı masası - adana

O anlattı ben dinledim, ben anlattım o dinledi...
Arada üniversite yıllarımıza döndük...
Çok güldük. Hatta koptuk. Ecem neden güldüğümüzü anlamaya çalıştı. Annesiyle bana bakıp, o da güldü...
Baktık ki yaşananlar, problemler ne kadar da benzer..
Bu çağın çocukları ne kadar birbirinin aynı diye şaşırdık. Zaman zaman içine düştüğümüz çaresizlikleri  ve bulduğumuz çözümleri paylaştık..
İki güne sığdırmaya çalıştık özlemimizi, yapmak istediklerimizi...
Geliştirdik birbirimizi...
Ve bitti..
Şimdi İzmir'deyim. Yüzümde bir gülümseme...
İyi geldi bu buluşma bana.. Eminim can dostuma da...

'Hadi' dedi pazar sabahı...
-Mutfakta çalıştıracağım seni.. O nefis poğaçalardan yapalım. Ve kağıtta browni istiyorum senden...
'Nasıl yani ' dedim.
-O kadar yol gelmişim. Olacak iş mi bu!! :)
Dinlemedi bile beni.
'Peki madem, blogdan malzemeleri yazayım hemen..' dedim. Tarif defterini çıkardı. Arasında benim blogdan alınmış bir sürü çıktı.. Çoğaltılıp Adana'da ki arkadaşlarına bile dağıtılmış.
Aaa! ne güzel.. duygulandım.. kendimi Julie Powell gibi hissetim :)) 
Ve gaza geldim...

Beraber eğleneceli bir şekilde poğaçalar yapıldı. Peynir sevmeyen Ecem ve Egehan bayılarak yiyorlarmış bunu.. Kurtarıcım diyor arkadaşım..

Adana'nın sıkması yapıldı. Ayrıca vereceğim yapılışını..

Özenle masa kuruldu..

Turnagöl Ailesiyle beraber keyifli sohbetler yapıldı..


Kağıtta browniye gelince..
Kalıp olmayınca, tepside yaptım. Yine olaylı oldu benim browni. Ecem hazır browniler gibi olsun isteyince, içinden ayırdığım harca biraz daha süt ve çikolata ekledim. Ama nedense istediğim gibi içine çekmedi. En iyisi önce süt ile ıslatıp, sonra kalan karışımı üstüne dökmek sanırım.
Söz verdim. Çalışacağım bu tarifi.. vakit bulunca...

11 Mart 2010 Perşembe

turp salatası

Yakında sebzelerin bütün bütün resimlerini koyacağım. Ee benden bu kadar yapın işte kafanıza göre birşeyler diye :)
Neyse şu yoğunluğum geçsin, döneceğim yine mutfağıma...
Bu resmi de zamanında çekmişim. Baktım gözüme güzel göründü.
Ben de koydum hemen...
Biraz daha renklensin dedim; hem masalar hem bloğum :)


Müziğim için çok güzel geri dönüşler aldım. Öyle olunca parçanın biraz daha anlam kazanmasını istedim..

Have You Ever Really Loved A Woman - Bryan Adams
Sen hiç bir kadını gerçekten sevdin mi?

When you love a woman you tell her that she's really wanted
Bir kadını sevdiğinde ona gerçekten istendiğini söyle

When you love a woman you tell her that she's the one
Bir kadını sevdiğinde ona biricik olduğunu söyle

She needs somebody to tell her that its gonna last forever
Bunun sonsuza dek süreceğini ona söyleyecek birine ihtiyacı var

So tell me have you ever really really ever loved a woman?
Öyleyse söyle bana, sen hiç gerçekten ama gerçekten bir kadını sevdin mi?

:-)

10 Mart 2010 Çarşamba

pancar salatası

HIZLI TURŞU
Pazara çok sık gidemiyorum. Ama gittiğimde ilk önce yeşillikler ve marullar aklımı başımdan alır. En güzellerini en tazelerini doldururum torbaya..
Daha sonra pancarlar takılır gözüme. Hiç düşünmeden onlara da yanaşırım hemen. Çok severek yeriz pancar salatasını...
Eve gelince pancarları hemen yıkayıp düdüklüye koyuyorum. Patates haşlar gibi, yumuşayıncaya kadar pişiriyorum. Daha sonra kabuklarını soyup küp küp doğruyorum onları. Ardından sarımsak soyuyorum 2-3 diş. Onları da doğruyorum. Tuz, zeytinyağ ve bol limon ile buluşturuyorum sonra. İsterseniz sirke de koyabilirsiniz. Ya da tamamen sirke de olabilir.
Artık yemeğe hazır...
Her seferinde bu kez yoğurtlu yapayım diyorum. Ama dayanamayıp yine limonlusunu yapıyorum. Aslında bilinen bir lezzet. Ama arşivimde bulunmasını istediğim bir tarif...

8 Mart 2010 Pazartesi

sodalı çıtır börek


Annemden öğrendiğim güzel bir tarif daha...
Her zaman kıymalı tercih eden eşimin istediği tarzda. Bazen muska gibi de sarıyorum. Yanında ayran ile ya da benim tercih ettiğim gibi çayla...
Malzemeler:
  • 1 kg yufka
  • 400 gr kadar kıyma
  • 1 orta boy patates
  • 1 küçük soğan
  • maydanoz
  • tuz karabiber
  • zeytinyağı
  • 1/2 şişe maden suyu (soda)
Yapılışı:
  • Tavaya az miktarda zeytinyağ koyun. Üzerine küçük doğranmış soğanı ilave edip pembeleşinceye kadar karıştırın.
  • Üzerine kıymayı koyup, arasıra karıştırarak kavurun.
  • Tuz ve karabiberini ilave edin. Ocaktan alın.
  • 1 adet haşlanmış patatesi rendeleyip, kıymaya ilave edin.
  • Maydonozu da doğrayıp, hepsini karıştırın.
  • Bir kasede 1 çaybardağı soda  ile yarım çaybardağı kadar zeytinyağını karıştırın.
  • Yufkayı masaya yayın. Yarısına soda-yağ karışımını sürün.
  • Diğer yarısını üzerine katlayın.
  • Üzerine tekrar yağlı karışımdan sürün.
  • 6 eşit parçaya bölün.
  • Geniş tarafına harcı koyup, kenarlarından kıvırarak sarın.
  • Üzerine isterseniz yumurta sarısı isterseniz yoğurt-zeytinyağ karışımı sürüp susam serpin.
  • 180 C'de üstü kızarana dek pişirin.
Bloğumun 1.yılı için tebrik eden, yorum yazan herkese çok teşekkür ediyorum.
Sevgiler..

6 Mart 2010 Cumartesi

bir yıl oldu


Bloğumu açalı tam 1 yıl oldu...
Enginar tarifi ararken keşfettiğim blog dünyası beni buraya kadar taşıdı. 
Kafamda bazı şeyleri tasarlamıştım, ancak ilk postumu (yemek masaları) yayınlamak için bir türlü vakit bulamayınca bloğumun adını 'Vakit Buldukça' koymaya karar verdim ...
İstediğim kadar ilgilenemesem de, bloğuma yayın hazırlamak, fotoğraf çekmek, bu koşuşturma içerisinde bile bana büyük bir keyif veriyor. Diğer taraftan benim için bir tarif ve anı defteri gibi oldu... Bilgisayar karşısında sanal sebze yetiştirmekten çok daha gerçek, çok daha kalıcı...
Pastaya gelince;
Aslında pastayı dün akşam Ömer için aldım. Dün akşam sevgili arkadaşımın doğum gününü kutladık. Aynı zamanda emekliliğe hak kazanması, bugünü daha da özel kıldı.
Pasta Özsüt'ün Havuçlu Pastası... Çok kremalı pastaları sevmeyen doğum günü çocuğu için bu hafif pastayı seçtim. Havuçlu kek, bademli krema ile biraraya gelince güzel bir tat meydana çıkmış.


Mutlu yıllar...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Bu gadget'ta bir hata oluştu