30 Ocak 2010 Cumartesi

aşure

ANNEMİN MUTFAĞINDANBu hafta yıllık izin kullandım...
Uzun zamandır bloğuma da vakit ayıramadım. Bu hafta bekleyen tariflerimi ve fotoğraflarımı yayınlamayı düşünüyordum. Ama bir hafta geçmesine rağmen, yine oturamadım bilgisayarın başına...
İznimin 2 gününü ailemle geçirmek istedim. Zorlu bir Uludağ yolculuğu dönüşünde oğlumla beraber Akhisar'da kaldık. Sabah iyice dinlenmiş olarak kalktığımda, mutfaktan miss gibi tarçın ve aşure kokusu geliyordu. Bana özel:))
Kahvaltı sonrasında, kahve keyfinden önce oturup bu güzel aşureyi yedim.
Hımmm, nefiiiss...

Malzemeler:

  • 2 su bardağı aşurelik buğday
  • 4-5 su bardağı su (2 kez)
  • 1/2 su bardağı nohut
  • 1/2 su bardağı fasulye
  • 1 kg şeker
  • kuru üzüm
  • kuş üzümü
  • elma
  • portakal kabuğu rendesi
  • karanfil
  • tuzsuz fıstık, ceviz, badem, susam, çam fıstığı, tarçın, nar, kuru kayısı
Bu liste arzunuza ağız tadınıza göre değişebilir veya uzayabilir. (mercimek, incir, pirinç, vs.) Ama malzeme arttıkça şekerin tadını ve kıvamını kontrol etmeniz, gerekiyorsa şeker veya sıcak suyu arttımanız gerekebilir.



Yapılışı:
  • Buğdayı akşamdan güzelce yıkayıp, 4-5 bardak su ile biraz kaynatıyoruz. Sabaha kadar tencerede bekletiyoruz.
  • Sabah suyunu çekmiş olan buğdaya yine yaklaşık 4-5 bardak sıcak su ilave ederek iyice pişiriyoruz.
  • Yine akşamdan kabartılan nohut ve fasulyeyi, sabah ayrı ayrı tencerelerde pişiriyoruz.
  • Buğdaya önce şekeri ilave ediyoruz. Ardından pişen nohut ve fasulyeleri, istediğiniz kadar da (1 avuç gibi) kuru üzüm ekliyoruz. Ve 5-10 dakika daha kaynatıyoruz.
  • Daha sonra ocağı kapatıp aşure daha sıcakken küçük küçük doğradığımız elmaları ve portakal kabuğunu ilave ediyoruz.
  • Kaselere alıp, istediğimiz gibi süslüyoruz.
Aşure yerken oğlum, aşurenin hikayesini bilip bilmediğimi sordu. Ve anlatmaya başladı. Sosyal Bilgiler öğretmeni anlatmış..
-Nuh'un gemisinin son günlerinde, ellerindeki yiyecekler giderek azalmış ve ayrı ayrı kimseye yetmeyecek kadar bakliyat ve kuruyemişler kalmış sadece. Birisi de bunların hepsini karıştırarak yemek yapabiliriz demiş. Ve buradan aşure çıkmış...
Bilmiyordum !.... :)

19 Ocak 2010 Salı

ayvalı portakallı kereviz

KEREVİZLİ AYVA ve PORTAKAL:)
Az önce babam telefon etti. Ne yaptığımı sordu. Ben de Ayvalı Portakallı Kereviz pişirdiğimi ve fotoğrafları bilgisayara yüklediğimi söyledim. Karşılık şu;
-Ayvayı, portakalı anladık da, o kerevizin orda işi ne ?
Aslında kerevize portakal ve ayva koymama tepki vereceğini düşünmüştüm babişkomun. Yine ince espri anlayışıyla güldürdü beni. Canım babam....

Malzemeler:
  • 3 orta boy kereviz
  • 1 küçük patates
  • 1 orta boy soğan
  • 1 orta boy ayva
  • 1 limon suyu
  • 2 portakal suyu
  • zeytinyağı
  • tuz

Yapılışı:

  • Önce kereviz, patates ve ayvayı küçük küçük aynı boyda doğrayıp, kararmaması için limonlu suya attım.
  • Yine küçük küçük doğradığım soğanları zeytinyağında pembeleştirdim.
  • Doğranmış sebze ve meyveleri, tencereye ilave ettim.
  • Bir süre arasıra karıştırarak pişirmeye devam ettim.
  • Daha sonra 2 portakal ve yarım limonun suyunu ilave ettim.
  • Tuzunu da atıp, içindekiler yumuşayıncaya kadar pişirdim.
  • Ocaktan aldıktan sonra, üzerine biraz daha zeytinyağ gezdirdim.
Portakallısını çok yaptım ama, ayvalısını ilk kez denedim. Ayvayı her şekilde çok seven ben, kerevizin içinde de severek yedim :)

14 Ocak 2010 Perşembe

beşamel soslu karnabahar

Kıymalı karnabaharı hafta içi ana yemeği olarak yapıyorum..
Bizim evde sebze ve kuru bakliyat sadece hafta içi pişiyor:) Tabii haftasonu ana yemeğin yanına yapılan haşlanmış otlar, fırınlanmış patatesler ya da sotelenmiş bezelye yada mantarlar hariç...
Sebebine gelince; birincisi bakliyat ya da sebze yemeği bizim 3 kişilik ailemizde genelde 2 gün yeniyor. Yemeklerin miktarını ayarlarken de mümkün olduğunca az tutmaya çalışıyorum. Yemeği günlük yemeği tercih etsem de, tencere kaynadı mı 2 günlük oluyor. 3. güne asla kalmamalı.. Böyle olunca sebze ve bakliyatlar hareketli geçen haftasonları için riskli bir yemek oluyor. Bir gece evdeysek, ertesi gün ya arkadaşlarda ya ailelerimizle ya da dışarıda oluyoruz. Böyle olunca birgün önce pişen yemekler buzdolabında kalıyor...
İkincisi haftasonu eğer evdeysek, genelde balık yapmayı tercih ediyorum. Ya da kırmızı et seven eşimi ve ya tavuk seven oğlumu mutlu etmek istiyorum. Mutfakta geçirecek daha çok vaktim olduğundan, değişik lezzetleri ve denemeleri de haftasonuna bırakıyorum.
Vereceğim tarifin bu anlattıklarımla hiçbir ilgisi yok tabii..
Beşamel soslu karnabahar aslında bir ara sıcak gibi.. Yani misafirlerime öyle ikram ediyorum. Ama bizim için yine yanında salata ile şahane bir ana yemek.
Karnabaharı en çok bu halinle seviyorum. Kızartmasının da güzel olduğunu söylüyorlar ama onu hiç denemedim. Zaten kızartma denince bir duruyorum...
Malzemeler:
  • küçük boy karnabahar
  • 500 ml süt
  • tereyağ
  • 3 yk un
  • tuz
  • tulum peyniri
  • 1 çb su
Yapılışı:
  • Karnabaharı az suyla biraz dirice kalacak şekilde haşlıyorum.
  • Fırın tepsisine diziyorum.
  • Tereyağı tavada eritip, fazla kızdırmadan ununu ilave edip, kavuruyorum.
  • Üzerine yavaş yavaş sıcak sütü ilave ediyorum. (Sıcak süt ilave edince topaklanmıyor.)
  • Su miktarını verdim ama, göz kararı ayarlıyorum kıvamını. Sulu bir muhallebi kıvamında olmalı.
  • Daha sonra tuzunu da ilave edip, biraz daha pişirdikten sonra, sosu karnabaharların üzerine döküyorum.
  • Üzerine de az miktarda tulum peyniri rendesi koyuyorum. Kaşar da olabilir ama ben tulum peynirini seviyorum bu yemekte. Ve yine çok abartmıyorum. Peynir karnabaharın tadını bozmamalı.
  • 180 C fırında üzeri kızarana dek pişiriyorum..

Aynı tarifi karnabahar yerine ıspanak kullanarak da yapabilirsiniz. Bu kez ıspanakları çiğden koymak gerekiyor.

9 Ocak 2010 Cumartesi

kabak tatlısı

Biraz geç de olsa, kabak tatlısıyla merhaba demek istedim yeni yıla...
Bu güzel tatlı, eskiden yılbaşı tatlısıydı bizim evde. Her yılbaşında mutlaka masamızı süslerdi. Sonradan daha çok rağbet gören pasta aldı yerini...
Evin erkekleri pek sevmese de, biz annemle her zaman severek yerdik.
Öncesinde annem kabağı kesip, tatlıyı hazırlarken ben kabağın çekirdeklerini yemeye bayılırdım. Şimdilerde pazarlarda dilimlenmiş kabak bulmak ve istediğimiz kadar almak mümkün.

Malzemeler:

  • 2 kg dilimlenmiş kabak
  • 2 sb şeker (çok tatlı seviyorsanız arttırın)
  • ceviz

Yapılışı:

  • Kabakları yıkayıp, dilimleyip yayvan bir tencereye sıraladım.
  • Üzerine şekeri döküp, kısık ateşte kabaklar yumuşayıncaya kadar pişirdim.

Bu kadar.. Yapılışı basit ve sadece iki malzemeyle ortaya çıkan nefis bir tatlı...

2010 yılından ben de kendim ve tüm sevdiklerim için sağlık, huzur, mutluluk ve başarı bekliyorum. Ve.....

Memleket isterim,

Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;

Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim,

Ne başta dert ne gönülde hasret olsun;

Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim,

Ne zengin ne fakir ne sen ben farkı olsun;

Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim,

Yaşamak sevmek gibi gönülden olsun;

Olursa bir şikayet ölümden olsun.

CAHİT SITKI TARANCI

Yarınımız, bugünümüzden güzel olsun.....

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Bu gadget'ta bir hata oluştu