31 Ağustos 2009 Pazartesi

meyveli irmik tatlısı


Nihayet fotoğraflar geldi...
Ama bu kez de ben geciktim yayınlamak için.
Ve sonunda, işte benim yaz mevsiminde ki favori tatlım..
Bu kez muhallebisini pişirirken ununu azaltıp, irmik koydum. Kesinlikle daha güzel oldu.
Malzemeler:
  • 1.5 lt süt
  • 4 küçük fincan şeker
  • 2 küçük fincan un
  • 2 küçük fincan mısır nişastası
  • 2 küçük fincan irmik
  • 2 paket vanilya
  • 1 paket kakaolu bisküvi
  • 1 paket jöle
  • meyve dilimleri

Yapılışı:

  • Süt, şeker, un, nişasta,irmik ve vanilya ile koyu kıvamlı bir muhallebi pişdim.
  • Bu muhallebiyi 2-3 dakika el blenderi ile karıştırdım.
  • Kakaolu bisküvileri süte batırıp tepsiye sıraladım.
  • Üzerine muhallebiyi döktüm.
  • Onun da üzerine şeftali ve erik dilimlerini sıraladım. (Şeftali benim bu tatlıdaki favori meyvemdir)
  • Onun da üzerine, ayrı bir kapta paketindeki tarife göre hazırladığım jöleyi döktüm.
  • Jöle epey bir süre donmadığından gelip gidip yüzen şeftalileri düzelttim.
  • Ertesi gün yazın en sıcak gününde tatlıyı alıp Gümüldür'e gittim.
  • Tabii yolda sıcakta jöleler eridi ve şeftaliler yine yüzmeye başladı.
  • Ben pes etmedim. Onları tekrar ıslah ederek, jöleyi tekrar dondurmayı başardım:)

Ve nihayet servis yapmıştım ki, 15 dakikada koca tepsi tatlı bitti.

Not: Jöle eriyip tekrar donunca tabii biraz şekli kaydı. Normalde üzerinde daha kalın bir tabaka jöle olması gerekiyor.

25 Ağustos 2009 Salı

mutfak sırları

ANLAMLI BİR HEDİYE
Geçtiğimiz haftasonu süpriz bir yemek masasıyla karşılandık...
Ah ben ah, nasıl fotoğrafını çekmeyi akıl edemedim bu masanın..
Ortamın güzelliğinden aklıma bile gelmedi...

Mangalda levrek, patlıcan salatası, börülce salatası, yeşil salata ve fırında domates yanında da beyaz şarap... mumlarla aydınlatılmış bir masada bizi bekliyordu.
Hepsi de süperdi...
Özellikle kavrulmuş çam fıstığı ve peynirle servis yapılmış fırınlanmış domates dilimleri ile yine kavrulmuş çam fıstığı ve peynirle hazırlanmış yeşil salata nefisti...

O akşam Aliye ve Tony'den güzel bir de hediye aldım.
Ee baktılar bir bloğumuz var. Mutfakla ve mutfakta pişenler ile haşır neşiriz. Bana bu güzel kitabı getirmişler Belçika'dan.
Süpeer..
Çok sevdim. Şu sıralar elimden düşürmüyorum. Çok güzel bilgiler, değişik fikirler var içinde. Bunları mutfağımda uyguladıkça, tariflerle birlikte bu küçük sırları da vereceğim burada...

Teşekkürler Yeşim, Ömer, Aliye ve Tony...

19 Ağustos 2009 Çarşamba

peynirli poğaça


Bu tarif can dostuma...
Bir süredir benden oğlu için, bir poğaça tarifi istiyordu.

Canım arkadaşım, al sana bir tabak sıcacık peynirli poğaça.. İzmir'den Adana'ya..

Malzemeler: ( 20 - 22 adet için)
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • yarım paketten daha az margarin:) (oda sıcaklığında yumuşamış)
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 2 yemek kaşığı sirke
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 2 paket kabartma tozu
  • 1 yumurta (beyazı içine, sarısı üstüne)
  • alabildiğince un (klasik kulak memesi kıvamı)
  • içine peynir, maydanoz, istersen biraz karabiber
  • ya da kıyma-patates (böyle de çok güzel oluyor)
Fırından yeni çıkmış sıcacık poğaçalar ve bir bardak çay...Bir de yanında dost muhabbeti varsa......

4 Ağustos 2009 Salı

babanne katmeri (gözleme)


Vakit bulamadım...
Tamam başlığı öyle attım ama, bu kadar da ara vereceğimi hiç tahmin etmemiştim. Bir ay geçmiş çikolatalı pudingin üzerinden..
İnşallah ardarda gelecek tarifler bundan sonra...
Bu arada bir tarif de fotoğraf bekliyor. Ama fotoğrafları elime geçemedi bir türlü.

Gülçiiiinnnn nerede jöleli tatlının fotoğraflarııı??

Gelelim babanne katmerine.. (Gözleme de diyebiliriz)
Akhisar'da annemlerde yaptığımız pazar kahvaltılarının vazgeçilmezidir bu katmer. Ayhan Annem de bu katmerin ustası...
Son derece lezzetli, bir o kadar da doyurucu. Babamın ısrarıyla hepsini bitirmeyi başarırsak, gün boyu başka birşey yemeğe gerek kalmıyor.Tam pazar gününe uygun bir menü:)
Malzemeler:
  • kişi başı 1 yufka
  • yufka başına 1 yumurta
  • peynir (annem pişince eriyip gitmeyen köylü peyniri kullanıyor)
  • bol maydanoz
  • tuz karabiber
  • pişirmek için az sıvıyağ
Yapılışı:
  • Bir yufkayı masaya açıp, tam ortasına ufalanmış peyniri yayın.
  • Onun üzerine bolca iri doğranmış maydanozu, karabiber ve tuzu ilave edin.
  • Ayrı bir kasede çırptığınız yumurtayı da üzerine dökün.
  • Tavanıza sığacak kare şeklinde katlayın. Tabii bunu baştan tasarlayarak, malzemeleri bu boyutta yaymanız gerekli.
  • Teflon tavaya çok az sıvıyağ koyarak alt üst pişirin.
  • Bu arada içine koyduğumuz tüm malzemeleri dışarıda karıştırıp, öyle de yayabiliriz belki yufkaya.. Ama annem bu şekilde yapmıyor. Sanki daha bir lezzetli oluyor karıştırmadan koyunca.

Ben fotoğraf çekmeye başlayınca, oğlum da gerisini getirdi. Bu arada katmerler hazırlanırken, domates ve biberler de babam tarafından pazardan alınıp taze taze masadaki yerini aldı..
Ellerinize sağlık..

6 Temmuz 2009 Pazartesi

çikolatalı puding

İkinci kez yapıyorum. İlkinde fotoğraf çekmeye vakit bulamadım. Evdeki beyler çok beğenince, nasılsa devamı gelecek diye düşündüm.
Bu puding, şu meşhur 'Yemekteyiz' yarışmasında yapılmış aslında. Bir arkadaşım bahsetmişti. İçine çikolata girdiğini de duyunca denemek istedim. Bir forum sayfasından aldım tarifini.

Malzemeler:
  • 1 lt süt
  • 1 yumurta
  • 1 sb şeker
  • 1 sb un
  • 2 sb su
  • 3 yk kakao
  • 5 yk tepeleme chokella veya muadilleri
  • 1 tk sıvıyağ

Yapılışı:

  • Önce yumurta, süt, şeker ve un ile koyu kıvamlı bir beyaz muhallebi pişirdim.
  • Ocaktan alıp üzerine suyu ilave ettim.
  • Ardından chokella, kakao ve sıvıyağı ilave edip, 5 dak. kadar çırptım.

Aldığım tarifte sıvıyağın pudingin yüzeyinin çatlamasını önlediği yazıyordu. Uzun süre çırpınca da kıvamı çok iyi oldu. Şu ana kadar yediğim ve de yaptığım en güzel puding bu. Şiddetle tavsiye edilir...

17 Haziran 2009 Çarşamba

çikolatalı kek

Nihayet okullar kapandı...
Rahat bir nefes aldık ailece. Sanki öğrenci olan benim. Ama en azından sabah koşuşturmaları yok yaz döneminde. Evden daha rahat çıkacağım:)
Bu yaz, uzun bir tatil var çocukların önünde..
Ramazan Bayramı tatiliyle de birleşeceğinden, Eylül ayının sonunda açılacak okullar. Çalışan bir anne olunca, hafta hafta program yapmam gerekiyor yine. Hangi hafta, nerede kalacak? Üstelik daha önceki yıllarda 12 hafta olan tatil, bu yaz 15 haftaya çıktı..
Oğlum evde olunca, onun seveceği bir şeyler pişirmek istedim. Çikolatalı kek geldi aklıma. Severek takip ettiğim bloglardan biri olan Sibel'in Kahvesi 'nde görmüştüm bu tarifi bir süre önce..
Sürekli yaptığım keklerden farklı bir kek oldu. İçindeki tereyağdan sanırım daha kıtırlı gibi. Hazır kek tadında...
Mutfağında pek fazla katıyağ kullanmayan biri olarak, bir daha ki sefere sıvıyağ ile denemeyi düşünüyorum. Bakalım aynı lezzeti yakalayabilecek miyim..
Malzemeler
  • 3 yumurta
  • 2 çb tozşeker
  • 150 gr tereyağı
  • 150 gr bitter çikolata
  • 1.5 sb elenmiş un
  • kabartma tozu
  • vanilya
Yapılışı
  • Çikolatayı benmari usulü erittim.
  • Yumurtanın sarılarını ayırıp, aklarını 1 çb şeker ile köpük köpük oluncaya kadar çırptım. Ve bu karışımı başka kaba aldım.
  • Karıştırma kabına bu kez tereyağını ve kalan şekeri ilave ederek iyice karıştırdım.
  • Ardından bu karışıma sırasıyla erimiş çikolata, vanilya, yumurta sarılarını, un ve kabartma tozunu ilave ettim.
  • En son daha önce kenara ayırdığım şeker-yumurta akı karışımını da ilave ederek tahta kaşıkla karıştırıp, tepsiye yaydım.
  • 170 derece fırında 35 dakika kadar pişirdim. Soğuyunca servise hazırdı..

2 Haziran 2009 Salı

havuçlu kek

Sanıyorum internette en çok aranan kek tarifidir...
Issız Adam'dan sonra daha bir popüler olduğu da kesin..
Ama havuçlu kek benim 14 yıldır favori kekim olup, tarafımdan defalarca yapılmıştır. İçindeki malzemenin zenginliğinden midir, yoksa benim elimden mi bilinmez :) garantili bir tariftir benim için. Her yiyende tarifini ister, daha ne diyeyim...
Bu keki ilk kez Ayhan Annemden yemiştim. Ve hemen tarifini almıştım bende. Aslında elmalı havuçlu kek de diyebiliriz. Çünkü bilinen tariflerin aksine elma içerir.

Malzemeler:
  • 3 yumurta
  • 1.5 sb şeker
  • 1 sb ince rendelenmiş havuç
  • 1 elma rendesi
  • 1 sb ceviz
  • 1 sb çiçekyağı
  • 2.5 sb un
  • 1 tk tarçın
  • kabartma tozu

Geçtiğimiz cuma bu kek, bir kutlama masasında yerini aldı...İşyerinden bir arkadaşımıza bekarlığa veda kutlaması yaptık. Öyle ki hiç evlenmeyecek gibiydi.. bizi şaşırttı gerçekten.. Eee durum böyle olunca, bu kutlama da kaçınılmaz oldu. Bayanlar bir gece önceden çalışıp, nefis yiyecekler hazırladılar.
Bu tür törenlerden pek de hoşlanmayan damat için, nikah öncesi iyi bir ısınma turu oldu aslında:) Kendisine tekrar mutluluklar diliyorum.

20 Mayıs 2009 Çarşamba

yalancı sarma


Yalancı Yemekler Etkinliği'ne..

Çocukluğumun en sevdiğim yemeklerinden biri.. Bildiğimiz yaprak sarmadan bile daha çok severdim. Hala da öyle.. Aslında bildiğimiz kısır gibi.. de değil ama:)
  • 2-2.5 su bardağı orta boy bulgur
  • bolca taze nane, maydanoz
  • taze soğan
  • zeytinyağ
  • 1 tatlı kaşığından biraz fazla domates salçası
  • kuru nane, pul biber, tuz
  • asma yaprağı ( taze olacak, salamura değil )
  • nar ekşisi
Kısırdan daha sulu yapılır. Bulguru sıcak suyla kabartıyorum. Çektikçe daha sıcak su koyarak, istediğim kıvamı ayarlıyorum. Yani kısır gibi kuru olmuyor. Bir de kısır genelde köftelik bulgurdan yapılıyor. Bulgur iyice kabarınca, ayrı bir kapta salçayı zeytinyağında iyice eziyorum. Sonrası malum, yeşillikleri ince ince kıyıp diğer bütün malzemelerle birlikte karıştırıyorum.
Özellikle bu mevsimde çok güzel oluyor. Asma yapraklarının yeni çıktığı ve tazecik olduğu dönem. Yaprağın kendine has ekşimsi bir tadı vardır. Yaprakları güzelce yıkıyorum haşlamadan önce. Çünkü haşladıktan sonra, suyundan da koyuyorum 1-2 kaşık bulgurun içine. Çok güzel bir tat veriyor. Sarma işlemi yerken yapılıyor. İlla ki sarma gibi düzgün sarmaya gerek yok. Koyun yaprağın içine, bohça gibi yapın yemeğe hazır:)) Ama isterseniz sarabilirsiniz de..

16 Mayıs 2009 Cumartesi

çilek şanti

Bu akşam oğlum bu mevsimdeki en favori meyvesinden kendine çilek şanti hazırladı. Krem şanti yapımı ve sunum ona ait. Ben sadece çilekleri temizledim.
Çilek gibi kokan çileklerle yapılan şantinin tadı da görüntüsü gibi nefisti...

12 Mayıs 2009 Salı

akhisar köfte

Günlerden çarşamba.. Akhisar'ın pazarı..
Çevre köylerden alışveriş için gelenlerle çarşı çok kalabalık. Esnaf bu durumdan memnun, haftanın en iyi işini yaptıkları günü bugün. Genelde her dükkanın önünde renk renk hortumlar, ham çuval yığınları, sulama aparatları, dükkanın raflarında zirai ilaçlar...
Babam akşamdan 'Yarın çarşamba, okuldan sonra bana yardıma gel!' diyor. Okuldan çıkıp doğru dükkana gidiyorum. Kasanın olduğu masanın arkasına geçiyorum. Babam hemen önüme bir 500 lük atıyor. ' Buradan 365 lira al! ' diyor.
Bu arada paralardaki rakam aralığı nasıldı o zamanlar tam hatırlayamadım!?:))
Hata yapmamalıyım. Para üstünü sayıp, babama veriyorum. Bakıyorum o da bana farkettirmemeye çalışarak kontrol ediyor ve müşteriye veriyor para üstünü. Zamanla açılıyorum, rahatlıyorum. Para üstünü daha kolay hesaplıyorum. Yerimden kalkıp soranlara malları gösteriyorum. Aklımda kaldığınca yada babama sorarak fiyat söylüyor ve bundan keyif almaya başlıyorum. Şimdi düşünüyorum da o zamanlar ben mi babama yardım ediyordum ? :)

Eveet!! Akhisar Köfte bu hikayenin neresinde?
Köfte bu hikayenin yövmiyesinde:)) Eee böyle çalışınca, karşılığında bir porsiyon köfteyi de hakediyordum tabii... Dükkan biraz sakinleyince babam ' söylüyorum köfteni bir mi buçuk mu? ' diyor. Arasta da köfteci çok. Bir üst sokakta Köfteci Destan, Köfteci Ramiz Rasim ve Oğulları.. Yandaki sokakta Dönmezler Köfte; Rahmetli Kemal Amcam :( Hepside babamın yakın arkadaşları, arastanın esnafı... Her seferinde farklı yerden geliyordu köfteler. Hepsi de birbirinden lezzetliydi..
Artık o dükkan yok, babam yıllar evvel emekli oldu. Oğlum ve eşimle birlikte Akhisar'da köfte yemek istediğimiz zaman, özellikle bizim çarşıya gidiyoruz. Değişmeyen beyaz tabaklar, hızlı hızlı hareket eden garsonlar..
Şimdilerde İzmir ve İstanbul'da da karşıma Köfteci Ramiz ve Akhisar Köfte çıkıyor. Onların bu müthiş tadı giderek her yere ulaştırmayı başarmalarını gururla izliyorum. Değişmeyen pidenin ve köftenin tadını her yerde bulabilmek beni çok mutlu ediyor. Ama yine de bizim çarşıda, o küçük dükkanlarda yediklerimin yerini hiçbiri tutmuyor...

Yukarıdaki resmi Köfteci Ramiz sayfasından aldım. www.kofteciramiz.com
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...