26 Ocak 2012 Perşembe

hindistan cevizli kakaolu kurabiye


Bu güzel kurabiye, tanıdığım en  güzel insanlardan birine ait.
Kalbi çok güzel, alçakgönüllü, samimi...
Ellerine sağlık Canım Sıdıkam...

Malzemeler:
  • 2 yumurta
  • 2 küçük fincan toz şeker
  • 2 küçük fincan sıvıyağ
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 yemek kaşığı kakao
  • 1 yemek kaşığı hindistan cevizi
  • yarım su bardağı ceviz
  • 2 yemek kaşığı kadar kuru üzüm (istenirse)
  • aldığı kadar un
Yapılışı:
  • Şeker ve yumurtayı çırpın.
  • Sıvıyağ ilave ederek çırpmaya devam edin.
  • Kakao hariç diğer malzemeleri ilave edip, yoğurun.
  • Hamurun üçte birini ayırıp, kakao karıştırarak yoğurun.
  • Her iki hamurdan biraz alarak, elinizle şekil verin. İki renkli olacak şekilde.
  • 200 C lik fırında yaklaşık 20 dakika pişirin. Fırından fırına farklılık olduğundan, kontrollü pişirin.

21 Ocak 2012 Cumartesi

çikolatalı kolay cheescake


Pratik ve çok vakit gerektirmeyen bir tarif daha..
Oğlum çikolatalı cheescake'i çok sever. Geçtiğimiz Cumartesi akşamı oturmuş televizyon izlerken, cheescake yapmaya karar verdik.. gecenin 11'inde..
Hemen işbölümü yaptık.
Oğlum önce 1.5 paket tahıllı bisküviyi robotta parçaladı. Benim erittiğim 1 çorba kaşığı tereyağını ve sütü bisküvilere ilave ederek, iyice karıştırdı. Bu karışımı kelepçeli kek kalıbının dibine eliyle bastırarak yaydı.


Bu arada ben de Dr.Oetker'in pratik ürünü Cheescake Yap'ı üzerindeki tarife göre hazırladım. Süt ve labne peyniri ile.. Bisküvili karışımın üzerine boşaltarak yaydım.

Diğer tarafta Dr.Oetker Çikolatalı Sosu süt ile hazırladım. Karıştırarak biraz soğuttuktan sonra, Cheescake'imiz üzerine boşalttık. Üzerini streçleyip buzdolabına kaldırdık.

Ertesi sabah kahvaltıda annemler vardı. Kahvaltıdan sonra ikram ettiğimiz Çikolatalı Cheesake, herkes tarafından çok sevildi.

11 Ocak 2012 Çarşamba

yufkadan pratik pizza


Bu pizza herşeyden önce ev yapımı..
Yumurta, süt ve kaşarla daha sağlıklı ve daha besleyici..
Çocukların, misafirlerin ve dolayısıyla sizin yüzünüzü güldüren bir tarif..
Fırın gerektirmiyor..
Yapımı da çok pratik..
Yağını, malzemesini kısarsanız, üzerini sebzelerle süslerseniz alın size kalorisi azaltılmış bir pizza..
Üstelik mayasız...

 
Malzemeler:
  • 1 yufka
  • 1 yumurta
  • 1/3 çay bardağı süt
  • 1/4 çay bardağı zeytinyağ
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • 1 çay bardağı rendelenmiş kaşar peyniri (azaltıp, arttırabilirsiniz)
üzerine;
  • sosis, sucuk, mantar, yeşil biber, kırmızı biber, domates, zeytin, mısır, soğan vs.. (ne isterseniz)
Yapılışı:
  • Yumurta, süt ve yağı bir kapta çırparak karıştırın.
  • Teflon pilav tenceresine (yayvan tencere) yufkayı açarak yerleştirin. Kenarları tencerenin dışına sarkacak şekilde.
  • Hazırladığınız karışımı kaşıkla üzerine gezdirin.
  • Yufkanın kenarlarını tencerenin içine toplayarak, kalan karışımı da üzerine gezdirin ve yufkanın iyice ıslanmasını sağlayın.
  • Domates salçasını çok az suyla ezerek, yufkanın üst kısmına sürün.
  • Kaşar peynirlerini ve arzu ettiğiniz malzemeleri üzerine sıralayarak, tencerenin kapağını kapatın.
  • İlk 2-3 dakika kadar biraz yüksek ateşte olsun ocağınız.
  • İçindeki malzemelerin sıcaklığı artınca, ocağın alevini kısın. Bu şekilde yaklaşık 20 dakika pişirin.
  • Üstündeki kaşarlar eriyince, altını kontrol edip, ocaktan alabilirsiniz.
Püf Noktaları:
  • Ne kadar ince olursa, o kadar lezzetli oluyor. Bu yüzden 1 yufkayla, geniş bir tencerede yapmanızı öneririm.
  • Domates, mantar gibi sulanan malzemeler kullanacaksanız; kaşarlar eridikten sonra biraz da kapağı açarak ocakta tutun. Bu şekilde fazla suyu buharlaştırabilirsiniz. Ama kapağı açmasanızda sorun olmaz, biraz bekleyince pizza suyu çekiyor.
  • Yağı ve sütü biraz arttırabilirsiniz. Ancak kaşar peyniri yeterince yağlı olduğundan, ben az yağ kullanmaya çalışıyorum.
  • Ocağa ilk koyduğunuzda, yüksek ateşteyken başından ayrılmayın. Zira ilk pizzanızın altı fazlaca kızarmış olabilir :)
Bizim evde oğlumun favorisi sosis-sucuklu.. Benimkisi de bol mantarlı sebzeli karışık..
Eşim için farketmez, 'ikinizden de yarım yarım alayım, bana yeter'' der :)

Afiyetle kalın..

26 Aralık 2011 Pazartesi

turp otu salatası


Vakit bulup pazara çıkamadığım için, markette tazecik turp otlarını görünce, oyuncak bulmuş çocuk gibi sevindim. En dıştaki kart yapraklarını ayıkladım. Sonra defalarca yıkadım toprakları gitsin diye. Suda beklettim, tekrar yıkadım, tekrar beklettim ve yine yıkadım. Nihayetinde haşlanmaya hazır hale geldiler sevgili otlarım...
Kaynayan suya yavaş yavaş ilave ettim hepsini. Sapları azıcık yumuşayınca hemen sudan aldım. Yarım limonun suyu ve Akhisar'dan gelen yeni zeytinyağını gezdirdim üzerine kokusunu duyarak. Ardından yine Akhisar'dan gelen henüz tamamen tatlanmamış kırma zeytinlerden attım üstüne birkaç tane, tam sevdiğim gibi acı acı... Renklendirmek için bu güzel tabağı, küçük doğranmış portakal dilimleri koydum üzerine... 
Ege Mutfağı'nda meze niyetine süslese de balık sofralarını, benim soframda taze ekmekle ana yemek gibiydi  turpotu..

Afiyetle ve sağlıkla kalın..


10 Aralık 2011 Cumartesi

Dr.Oetker Sultan Tatlısı


Blog buluşmamızdan beri yapılmayı bekliyordu 'Sultan Tatlısı'. Vedat Babamın seveceğini düşünerek, işten gelir gelmez yapmaya koyuldum. Kutunun üzerindeki tarife birebir uyarak hazırladım.
Önce şurubunu koydum ocağın üzerine. Arasıra gözüm şurupta, hamurunu hazırladım hemen. Zaten malzeme hazır.. yumurta ve margarini  ilave edip yoğurdum.
Yemek saati yaklaştığından, bir tarafta da salatamı hazırladım, sofrayı kurdum. Ardından hamura şekil verip, fırına attım.


Önce Ayhan Annem ve Vedat Babam geldi, ardından evin erkekleri...
Tatlı yemeğe oturmadan önce şuruplanmıştı bile..
Ve gecenin ilerleyen saatlerinde ev halkına servis edildi. Çok sevildi, herkesten tam not aldı.


Bu akşam çok hamarattım çookk :)
Teşekkürler Dr. Oetker...


23 Kasım 2011 Çarşamba

enginarlı pilav


Haftanın 7 gün değil de, 2 gün olduğunu düşünüyorum son günlerde. Pazartesi ve cuma..
Zamanın nasıl hızlı akmasıdır bu.
Oğlum da geçen sabah, haftanın çok çabuk geçtiğini söyledi. ''Birşey için daha bir hafta var diyorum. Bakıyorum gelmiş bile..''dedi.
Belli ki büyüyor...

Bu nefis enginarlı pilav da geçen hafta yapıldı.

Malzemeler:

  • 1.5 su bardağı pirinç
  • 2 enginar
  • 1 küçük çay bardağı bezelye
  • 1 adet ince taze soğan
  • 1 küçük veya yarım kuru soğan
  • zeytinyağ
  • yarım limon suyu
  • tuz
  • dereotu
Yapılışı:
  • Kuru soğanı doğrayıp, 1 yemek kaşığı kadar zeytinyağda biraz kavurun.
  • Taze soğanları ince ince kıyıp, üzerine ekleyin.
  • Enginarları ters olarak kapatın ve üzerini kapatacak kadar sıcak su ekleyin.
  • Yarım limon suyunu ilave edin. (Sulu veya büyük bir limon ise kontrollü koyun.)
  • Hafif diri kalacak kadar pişirin. Ocaktan almadan 5 dakika önce bezelyeleri ilave edin.
  • Bütün enginarları soğuyunca küp küp doğrayın.
  • Pilav tenceresine 2 yemek kaşığı zeytinyağı ve isterseniz 1 tatlı kaşığı tereyağ ilave edin.
  • Daha önce ılık suda bekletmiş olduğunuz pirinci yıkayın ve tencereye ilave ederek, 1-2 dakika kavurun.
  • Enginarı pişirdiğinizi bezelyeli su da dahil 2 bardak suyu ve enginarları ilave edin.
  • Biraz tuz ilave edin.
  • Suyunu çekinceye kadar pişirin.
  • Ocaktan aldıktan sonra, ince kıyılmış dere otu ilave ederek kapağını kapatın. Kapağın altına havlu kağıt koyarak demlenmeye bırakın.
  • Demlendikten sonra karıştırarak servis edin.
Sağlıkla ve Afiyetle kalın..

15 Kasım 2011 Salı

kısır

''Her yiğidin yoğurt yiyişi farklı olur'' misali, hemen kısır tarifimi paylaşıyorum. Hiç bilmeyenlere benden bir tarif, bilenlere de 'başkaları nasıl yapıyor?'' için belki bir alternatif...

Malzemeler:
  • 2.5 su bardağı ince köftelik bulgur
  • 2 su bardağı sıcak su
  • yarım demet maydanoz
  • yarım demet nane
  • 3-4 adet taze soğan
  • 3/4 su bardağı zeytinyağ
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 1/2 yemek kaşığı domates salçası
  • 1/2 çay bardağı limon suyu
  • 2 adet yeşil biber
  • 5-6 adet kornişon salatalık turşusu
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • 1/2  çay kaşığı kimyon
  • 1 tatlı kaşığı kuru nane
  • tuz
  • nar ekşisi
Öncelikle verdiğim tüm ölçüler benim yaklaşık ölçülerim olup, genelde hazırlarken tadına bakarak arttırırım.

Yapılışı:
  • Bulguru geniş bir kaba alıp, sıcak suyu ilave edin ve şişmesi için kenara alın.
  • Tüm yeşillikleri ince ince kıyın.
  • Salçaları zeytinyağında iyice karıştırarak ezin.
  • Suyunu iyice çeken bulgura, zeytinyağlı karışımı ve biberleri ilave edip iyice karıştırın.
  • Biraz bekleyip, tek elinizle biraz yoğurun. (eldiveniniz yoksa, buzdolabı poşeti bu iş için ideal)
  • Malzeme ılınınca yeşillikleri, limon suyunu ve isteğe bağlı nar ekşisini ilave edin.

Kısırı marul, domates, turşu, turp, roka ile servis edebilirsiniz. Asma yaprağı da olabilir. Ama asma yaprağı yalancı sarmaya daha çok yakışıyor. Yalancı sarma pilavlık bulgurdan ve daha sulu yapılır. İçine domates de konur. Özellikle taze yaprakla nefis olur.
Afiyetle kalın..

6 Kasım 2011 Pazar

1. İzmirli Yemek Bloğu Yazarları Buluşması

Blog yazmanın bana keyif verdiğinden bahsederim sık sık. Sadece yemek yapmak değil zevk aldığım... Çok sık giremesem de, mutfakta vakit geçirmekten, birşeyler yapıp sunmaktan, bunları fotoğraflayıp, yazıya dökmekten keyif alırım.
Ama malumunuz Vakit Buldukça...
Bu işin keyif aldığım diğer bir yönü de, benimle aynı hobiyi paylaşan arkadaşlarla biraraya gelmek. İki yıldan bu yana, çok güzel insanlarla tanıştım. Daha çok firma etkinliklerinde bir araya geliyoruz yemek blog yazarları ile. Ama hem mail grubumuzdan hem de facebook grubumuzdan sürekli iletişim halindeyiz.
Bu arada yazar kelimesi bana biraz iddialı geliyor aslında. Blogda da olsa bir yazma olayı var neticede, ama asla yazarlık değil bizim yaptığımız. 'Blogger' da Türkçe bir kelime değil. Blog yazarı diyoruz mecburen...
Geçtiğimiz pazar günü bu güzel insanlarla biraraya geldik. Firma etkinliklerini beklemeyelim, bu işi gelenekselleştimek için de buluşmamıza ''1. İzmirli Yemek Bloğu Yazarları Buluşması'' diyelim dedik. Sevgili Tülay, İsmet, Petek, Sedef ve Figen bizlere çok keyifli bu toplantıyı organize ettiler. Buluşma yeri olarak da Girne'de Sedef'in de işletmecisi olduğu 'On A Cafe'yi tercih ettik.

Her katılımcı bir çeşit ikram yaparak geldi. Sedef de bizler için mantı hazırlamıştı. Yemek yapmayı sevenler biraraya gelince, keyifli olduğu kadar bol kalorili de birgün oldu.

Ben de istek üzerine, kısır yaparak gittim.


Buluşmamıza birçok firma destek vererek renk kattı. Lezita, Dr Oetker, Yonca Gıda,  Özlem Demircan Prodüksiyon, Karanlık Oda Fotoğraf Merkezi, Kırmızı Kadın Dergisi, Tupperware, Pınar...

LEZİTA'ya geçtiğimiz mart ayında gerçekleştirdiğimiz fabrika gezisinden sonra, LEZİTA ürünlerini daha güvenle tüketmeye başladım. Tavuk, yumurta ve işlenmiş ürünler..  Özellikle siyah tabaklarda satışa sundukları özel ürünleri denemenizi tavsiye ederim.  Pazar günü LEZİTA'dan Burcu Hn., Gülşah Hn., Mine Hn. ve Besime Hn ile tekrar biraraya geldik. Birbirinden lezzzetli kroketleri, kendi elleriyle hazırlayıp, bizlere sundukları için de ayrıca çok teşekkür ederiz, ellerinize sağlık!


Dr.OETKER benim gibi tatlı düşkünü birisi için vazgeçilmezlerden. Her ne kadar birçok tatlıyı kendimiz yapabiliyor olsak bile, özellikle zamanla yarıştığımız yaşam koşuşturmasında Dr. OETKER'in çeşit çeşit ürünleri mutfağımızı renklendiriyor. Üstelik her zaman lezzet ve sunum garantili...
Buluşmamıza katılıp, bizi bilgilendiren Emine Hanım ve Arzu Hanım'a da çok teşekkürler. Bizlere bundan sonra, farklı platformlarda da biraraya geleceğimizin müjdesini verdiler. Heyecanla bekliyoruz..

 
Etkinliğimize DEMİRCAN PRODUKSİYON Özlem Demircan'ın 3 güzel tablosu da renk kattı.
Çok şeyler anlatan, 3 etkileyici  fotoğraf...
Özlem Demircan Afrika'da geçirdiği bir aylık sürede çektiği fotoğraflardan ''Pamuk  İpliğindeki Yaşamlar'' konulu bir sergi açarak, gelirin tamamını UNICEF'e bağışladı. Bu güzel sergiden  3 büyük boy tablo da, çekiliş sonucu 3 arkadaşımızın oldu.
 

YONCA GIDA, bizi yanlız bırakmayan diğer firmalarımızdan biri. Sıvı yağ, konserve ürünler, ketçap, mayonez, salça ve turşu ürünleriyle kalitesini kanıtlayan  memleketimin işletmesi :) Malum Manisa firması..  Bizlere denememiz için gönderdikleri fesleğenli makarna sosunu denedim, özellikle öneriyorum. Cana Hanım'dan Ayşe Tüter ile yapılacak etkinliklerin müjdesini aldık. Desteği çin Cana Gedik hanıma çok teşekkürler...


Sevgili Zeynep bizi yeni bir dergi ile tanıştırdı. Rengarenk bir dergi KIRMIZI..
Bağımsız kadın dergisi RENGARENK KIRMIZI'DA 7 dergi bir arada... Yaşam, Anne-Çocuk, Kişisel Bakım, Yemek, Moda, Kariyer ve Şehir..
Aradığınız pek çok şeyi bulacaksınız..


Yemek Blog Yazarları için yemek yapımı kadar, yemeğin sunumu ve işin fotoğraflandırma kısmı da çok önemlidir. Yemeğin lezzeti, fotoğrafla  geçer okuyucuya..
KARANLIK ODA FOTOĞRAF MERKEZİ, 1 katılımcıya  ücretsiz Temel Fotoğrfçılık Eğitimi   verdi.


 
TUPPERWARE kalitesi ve kullanım kolaylığı ile tüm hanımların gözdesi. Güzel hediyeleri için teşekkürler.

Ayrıca gönderdikleri içecekler için PINAR'a  da çok teşekkürler...

Günün değerlendirmesini yaparken, buluşmalarımızı küçük birer Sosyal Sorumluluk Projesi'ne dönüştürebileceğimiz konusuna da değindik. Belki yaptıklarımızı kermes düzenleyerek satabileceğimizi, elde ettiğimiz gelirle ihtiyacı olan çocuklara yardım edebileceğimizi düşündük. Ya da yılbaşında ihtiyacı olan çocuklar için ayakkabı, mont gibi hediyeler alıp ve kurabiye kek vs. yaparak okulda onları sevindirebileceğimiz de alternatifler arasındaydı. Herbirimiz  önceki tecrübelerimizi paylaştık.
Sonuç olarak az yada çok birşeyler yapılması hepimizin arzusuydu.

Tülay , İsmet ve Petek'e bu güzel organizasyon için, Sedef'e On A Cafe'deki mükemmel ev sahipliği için, Figen'e her daim desteği ve güzel fotoğraflar için çok teşekkürler.
Her ne kadar arada buluşmalarımız devam edecek olsa da, Geleneksel 2. buluşmamızı Mayıs ayında yapmaya karar verdik. Bayrağı Elvan, Çiğdem, Serap ve ben devraldık.
Şimdiden kolay gelsin..

22 Eylül 2011 Perşembe

izmir köfte


İzmir'den bir köfte : İzmir Köfte
Yazın hafif zeytinyağlı yemekler pişerken, arada da bir tepsi İzmir Köfte atılır fırına. Eğer vakit yoksa, köfteyi de, patatesi de kızartmadan sıralayın tepsiye.. üzerine domates biberle birlikte hemen fırına..
Ama gerçek bir İzmir Köfte yapmak istiyor ve lezzete lezzet katmak istiyorsanız buyrun tarife...

Malzemeler:
  • 500 gr az yağlı kıyma
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 adet yumurta
  • maydonoz
  • tuz, karabiber, kırmızı pul biber,kekik
  • 1 su bardağı ufalanmış bayat ekmek
  • 3-4 adet domates
  • 4-5 adet patates
  • 2-4 adet yeşil biber
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • zeytinyağı
Yapılışı:
  • Soğanı rendeleyip , ekmeği ufalayın. Ya da ikisini de robottan geçirin.
  • Yumurtayı, baharatları,tuzu, maydanozu ve kıymayı da ekleyip yoğurun.
  • İnce,uzun şekil verin. İzmir Köfte'nin özelliği yassı olmaması.
  • Patatesleri soyup, elma dilimi şeklinde dilimleyin.
  • Köfteler ile patatesler aynı boyda olursa daha güzel görünür tabakta.
  • Patates ve köfteleri sırasıyla zeytinyağında çok az kızartın ve tepsiye sıralayın.
  • 2 iri domatesi rendeleyin.
  • Sosu için köfteleri kızarttığınız zeytinyağından 1 çay bardağı kadar yağı bir pişirme kabına alın.
  • İçine biber salçasını ilave edin. Kısık ateşte salçayı karıştırarak yağ ile özleştirin.
  • Rendelenmiş domatesi ilave edin.
  • Tuz ve kekik ilave edin.
  • Domatesin çiğ tadı geçene kadar pişirin.
  • Hazırladığınız sosu tepsideki köfte patateslerin üstüne dökün.
  • 1 domatesin kabuğunu soyup dilimleyin ve en üste sıralayın.
  • Aralarına biberleri sıralayın.
  • Tepsinin kenarından 1 çay bardağına yakın sıcak su koyun.
  • 180 C'de patatesler kızarana kadar pişirin.
Serap ''Hiç bu kadar lezzetli İzmir Köfte yememiştim'' dedi...
Övünmek gibi olmadı değil mi  :)

8 Eylül 2011 Perşembe

patlıcan çığırtma


Patlıcan Çığırtma Bergama yöresine ait zeytinyağlı bir yemektir. Yaz aylarının favori yemeklerinden olup, zeytinyağında çığıra çığıra kızartıldığından bu ismi almıştır. Kızartmayı sevmeyen var mıdır bilmiyorum ama, çığırtma benim için kızartmadan da öte bir lezzettir. Rahmetli babaannem bu yemeği kocaman bir tepside yapar, kastrada yavaş yavaş pişirirmiş. Bu şekilde yavaş yavaş piştiği için, daha da güzel olduğunu söyler annem.
Kızartma kısmı biraz sıkıntılı olsa da, yapımı kolay bir yemektir.
Pazardan, marketten nereden alıyorsanız sebzenizi, ince küçük patlıcanları çığırtma yapmak için atın bu kez torbanıza...

Malzemeler:
  • 1 kg ince patlıcan
  • 5-6 adet küçük boy biber
  • 7-8 adet domates
  • 8-10 diş sarımsak
  • kızartmak için zeytinyağ
Malzemeleri yazarken miktar verdim ama, bu yemek ölçüsü olmayan tariflerden aslında. Ana malzeme patlıcanı kişi sayınıza göre aldıktan sonra kalanları kendi damak tadınıza göre azaltıp çoğaltabilirsiniz. Mesela bizim gibi pişmiş sarımsağı çok sevenlerdenseniz, daha fazla koyacaksınız elbette.
Ama domatesten kısmayın sakın. Ne kadar çok, o kadar lezzetli...

Yapılışı:
  • Patlıcanların kabuklarını alacalı bir şekilde soyun.
  • Eğer uzunsa patlıcanlarınız, ikiye bölün. Ama kısa olması en iyi.
  • Patlıcanı elinizde dik tutun, bıçakla döndürerek spiral şeklinde derin çizin.
  • Baktınız olmuyor, patlıcan parçalandı. Bir diğerine farklı yerlerinden derin kesikler atın.
  • Zeytinyağında döndürerek hafifçe kızartın.
  • Kızarmış patlıcanları yayvan bir tencereye sıralayın.
  • Ardından bütün haldeki biberleri de kısa süre kızartıp, patlıcanların üzerine alın.
  • Soyulmuş sarımsakların bir kısmını patlıcanların kesik yerlerine sokarak, tencereye ilave edin.
  • Kabukları soyulmuş, irice doğranmış domatesleri tencerenin en üstüne dökün.
  • Kızartma yağından biraz ekleyin.
  • 1 çay bardağı ılık suyu ve tuzunu ilave ederek, kısık ateşte domatesler yumuşayıncaya kadar pişirin.
Bu yemeğin yanına bulgur pilavını çok yakıştırım ben ve yoğurdu..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...